Masal

Esra Abaoğlu

Yenilir mi yutulur mu, atılır mı tutulur mu? Bir var da sonra yok mu? Bilmiyorum. Zahirde mi idrakle mi, bende mi benden içeri mi? Bu alemde mi, yedi bin kat semada mı, bilmiyorum. Bildiğim, bende yok. Neliği bende olmayan o şey olmakla tanımlanan şey. Bildiğim tek özelliği bu.

Onu çok aradım. Öncelikle ritüelde. Ritüel, çocukken tanıştığımız bir tür hayat bilgisi değilse nedir? Sabah kalkınca yüzünü yıkamak, kahvaltı ederek güne başlamak, okulda görevlerini yerine getiren bir öğrenci olarak kendini tanımlamak. Herkesin gittiği yollardan gitmenin avantajlarını ben de bu yaşta öğrendim. Kırık not getirdiğimde, altıma yaptığımda, ödevimi son anda yetiştirdiğimde hepsinin başka bir versiyonunu bir şekilde yaşamış bir başkası sardı yaralarımı. Ancak ritüel beni herkesleştiriyordu, aradığımın herkeste olan bir şey olamayacağını kavrayışım lise yıllarını buldu.

Onu başka dünyalarda aradım. Başka dünyalar dediysem kendimin ritüel çemberimin dışındaki varoluşlar. Önce farklı arkadaşlar, sonra farklı entelektüel tüketim malzemeleri, sonra farklı ritüel imkanlarının zenginliği. Farklılıkların temel insani ihtiyaç ve o ihtiyaçları karşılama motivasyonlarını değiştirmediğini aslında sadece o ihtiyaçları giderecek yolları farklılaştırdığını anlamam; profesyonel hayata atıldığım yıllara denk geldi.

Onu içimde aradım. Üretmenin, gök kubbe altında söylenmemiş bir şey kalmamış olsa dahi, öncelikle ortaya koyduğunu / ürettiğini söylemeye niyet etmiş insanın kendisi için olduğunu kabul ederek, yeteneklerimi inkişaf ettirmeyi umdum. Bir şeyler çıktı, yine de tatmin olmadım.

Lafı uzatmayayım arayışlarım böyle sürdü gitti, hiçbir şeyin aradığım şey olmadığını anladığımda, aradığım şeyin bende olmayan ve bulamadığım o şey olduğuna karar verdim. Neydi bu? Yani başkasında olan ve çoktan bulunmuş olan o şey. İnsanları mutlu eden o şey.

Ne var ki, onu başkasının elinden aldığımda, “artık bende olduğu için” o şey kendisini o şey yapan özelliğini kaybediyordu. Mutluluğuma sebep olacak şeyler, ya zaten elde edemediğim ya da elde ettiğim takdirde bana etki etmeyecek olan bir şeye dönüşüyordu.

Yenilmez yutulmaz. Atılmaz tutulmaz. Bir var bir yok. Biliyorum. Zahirde de idrakte de. Bir bende biraz da benden içre. Hem bu alemde hem yedi bin kat semada. Bende yok. Bende olmamakla var olan bir şey o.