Bir Nermin Meselesi

Fatma Ünsal

Seni ellere yâr edemem Nermin. Ya benimsin ya kara topr…Yok diyemem onu diyemem. Ben seninle aştım aşabildiğim tüm yolları. Beni memleketime sen kavuşturdun her seferinde. Bizim de bir ederimiz vardı ama sayende bir kılığım oldu Nermin. Havama hava kattın, sağ ol. Bu zamanda böylesi nerede? En güvendiklerin bile arkasında sakladığı bıçakla yaklaşıyor insanın yanına. Herkes Brütüs Nermin herkes. Sen hariç. Sen şu güzellik tanrıçası kadın kimdi? Osun bence. Tövbe diyeyim, tanrıça dediğimi bir duysa hacı babam beni evlatlıktan reddeder. Sen tanrıçaları da geçersin Nermin. Gerçi yine tanrıça dedim. Hep birlikte af dileyelim.

Hatırlıyor musun seninle ilk kez karşılaştığımız o günü? Çok sıcak bir gündü. Güneş tepemizden bir giriyor, ayağımızdan erimiş beynimizle çıkıyordu. Sen zerre etkilenmiyordun ama belli. Parıl parıl parlıyordun onca kalabalığın ortasında. Sen diğerlerinden ne de ayrı duruyordun Nermin. Seni onlarla kıyasladığım için affet. Affettin mi? Affettiysen üç kere doot doot dooot de Nermin. Sinyal çak ben anlarım. İşte o zaman dedim babama, baba ben vuruldum baba. Artık ben iflah olmam baba. Bana ya bunu alırsın ya da benim yüzümü bir daha göremezsin. Ben keyfi için anasını babasını tehdit eden haysiyetsizlerden biriyim Nermin ama o zamanki haysiyetsizlik değildi. Çünkü söz konusu sendin. Ama güzelin peşine düşen çok olur. Baktım, dolanıyorlardı birileri etrafında. Hemen kestim önlerini, sana fark ettirmedim. Uzayın buradan, benim babam çok zengin dedim. Ben babasının zenginliğini güç olarak başkalarına karşı kullanacak kadar alçağım Nermin evet. Ama o an yaptığım alçaklık değildi. Seni göz göre göre başkalarına mı kaptıracaktım yani?

Babam sağ olsun, gide gele gide gele buldu arayı da aldı seni bana. O gün zannettim ki ay yanıma indi de yürüyoruz birlikte. Sen yanıma geldikten sonra çatır çatır çatladı çatlayasıcalar. Yine de haset iyi bir şey değil. Yanıma geldiğinin üçüncü ayında geçirdiğimiz kazayla neredeyse gömüyordum seni toprağa. Gözü olanın gözü çıksın Nermin. Babam kurban kesmeseydi ben de nazardan ölürdüm. Artık seninle buluşmamız mahşere kalamazdı Nermin. Biliyorsun seninle ben ayrı dünyaların…

Biz sokaktan geçince herkesin ağzı nasıl da bir karış açık kalıyor görüyorsun değil mi Nermin? En son Bakkal Niyazi bize bakacağım diye önündeki zeytin küpünü devirdi. Sokak, yuvarlanıp bakkaldan kaçan zeytinlerle doldu. Peki Manifaturacı Peyker ne etti kendine gördün mü? Yine biz seninle sokaktan geçerken bize bakakal da kumaşı kesiyorum diye sen tut elini koca makasa kaptır. Çığlığına koşmuş çırağı da o anlatmış sonra anneme. Ben de güzel adamım şimdi evet ama ne bileyim, bence bu insanlar sana bayılıyor be Nermin. Şu renk şu endam kimde var? Liseli kızlar bizi best kapıl seçmişler, bizim şu değişik matematik öğretmeni söyledi. Ders çalışmıyorlar ama laf size gelince tonla anlatacakları oluyor sınıfta, diyor. Kıskanıyor mu anlamadım. Ama hakkımızı o da teslim ediyor. Limit çöze çöze eriyen ruhundan arta kalanla hakkımızı teslim ediyor.

Annemle ayetel kürsi hatmi yaptık kaç kere bizim için, senin haberin yok tabii. Yan komşumuz Şaduman’ın o renkli gözlerinden bizi ne korudu zannediyorsun? Babamın kestiği kurbanlar bir, annemle okuduğumuz ayetel kürsiler iki. Bir de benim dünyayı aşkın sevgim Nermin. Bana inanıyorsun değil mi? İnanıyorsan üç kere doot doot dooot de Nermin. Sağa işaret ver, ben anlarım.

Ama sana söylemem gereken şeyler var. Yok hemen kızma. Sakin ol. Benim gönlüm bir başkasına kayar gibi oluyor Nermin. Tövbe senden güzel olduğundan değil tövbe. Babam soktu aslında aklıma. Anneme de göstermiş. O da olur deyince ne bileyim. Ben yola çıktıklarımı yolda bulduklarıma değişecek kadar tıynetsizin biriyim evet Nermin ama seni de hemen bırakmak istemiyorum. Hatta hiç istemiyorum. Babama da karşı gelemiyorum anla beni. Dur sinirlenme hemen. Sinirlendin mi? Sinirlendiysen vitesi üçe at Nermin. Seni bu memlekette layık gördüğüm kimse yok. O yüzden hemen vermem seni öyle sinirlenme. Alınma, bozulma. İnsan sevdiğinden öyle hemen vazgeçemiyor. Yavaş yavaş vazgeçiyor. Her gün azar azar.

Seni herkes kıskandı herkes. Karım bile kıskanıyordu seni Nermin. Hâlbuki bir adam, bir Nermin’e sevdalanamaz mı yani? Sevdalanırsa ne olur çok çok? Günah mı olur? İnanmam. Ben etrafına mavi boncuk dağıtarak yaşayan sonra da kendini ,ne diyor yeni yetmeler, gostlayan pisliğin tekiyim ama sana hiç yapmadım ki böyle şeyler? Karıma da dedim, beni beğendiysen Nermin sayesindedir diye. Doğru, dedi kabullendi. Hâl böyleyken ayrılmak tabii ki üzecek beni. Seninle tozunu attırmak yolların, çarşıdan geçerken milletin ağzını bir karış açık bırakmak… Ne bileyim. Yok ağlamıyorum ama gözüm doluyor.

Zenginim ben Nermin. Babam yani. Ben babasının parasını ezip duran üç gün çalışıp dört gün tatile çıkan aylağın tekiyim sen de farkındasın. O yüzden seni ölücülere teslim etmem öyle, merak etme. Aradı geçen biri. Hem de taa İzmir’den. Olmaz, dedim. Verdiğin fiyatla at arabası alırsın ancak. Hem Nermin’im bozkır çocuğudur, dedim. Deniz kenarında paslanır. Tak diye kapattı suratıma telefonu. Terbiyesiz. İnsan İzmirli olup da böyle medeniyetsiz nasıl olur öyle değil mi ya?

Yine de Nermin, beni anlamalısın. Ben anlaşılmaya muhtaç bir adamım. Anlaşılmaya aç biriyim. Her mutlu birliktelik bir şekilde biter bu dünyada. Sirkülasyon sağlansın diye elbet. Düşünsene seninle kaç yıl daha yolları bu denli zevkle arşınlardık? Dünya, mutlulukların en büyüğünü bile birkaç seneye eskiten bir yer Nermin. Belki de senden seneye nefret edeceğim. Benim bir arkadaş vardı, Hüseyin. Ne anlaşırdık keratayla vaktiyle. Ama bir şekilde bozuldu aramız. Şimdi karşıma çıksa yönümü şo yanna döner de geçerim. Tövbe bakmam suratına. Seninle böyle olmadan ayrılmak isterim Nermin. Evet, senin üst modelin yeni sevdam da. Evet rengi seninkinden daha parlak. Tekerleklerinin yola bir yapışışı var, motorunun beygirler üstü gücü üf. Yani seni daha alt modellere değişmedim. Bir de böyle düşün. Ben normalde arkadaşlarımı daha kudretlisine denk gelince terk eden bir insanım. Gerçi sana da mı böyle yapmış olacağım? Asla Nermin. Allah karbüratörüne zeval vermesin. Sinirlendin mi? Sinirlenmediysen üç kere doot dooot dooot de.